Anasayfa / İSG Eğitim Notları / İSG Tarihi (Özet)

İSG Tarihi (Özet)

İSG ‘ nin Dünya Tarihindeki Gelişimi

  1. Heredotus (M.Ö.485 – 425)  – İlk kez işçilere yeterli besin verilmesi üzerinde durmuştur.
  2. Aristotel (M.Ö. 222 – ?? ) – Gladyatörler için diyet önermiş, koşucuların hastalıklarından bahsetmiştir.
  3. Plato(M.Ö. 254 – 184) – Esnaf ve zanaatkarların çalışma pozisyonlarında ileri gelen şekil bozuklukları ile ilgili bilgi vermiştir
  4. Hipokrates (M.Ö. ?? – 377) – İlk kez kurşunun zararlı etkileri üzerinde durmuş, aynı zamanda halsizlik, görme bozukluğu ve felç ile kurşuna maruziyet arasındaki ilişkiye dikkat çekmiştir.
  5. Juvenal (M.S. 60 – 140) – Demircilerin göz lezyonları ve varislerden söz etmiştir.
  6. Agricola (1494-1555) – “De Re Metallica” adlı yapıtında madencilerde ortaya çıkan hastalıkları ve toza karşı maden ocağının havalandırılmasında, iş kazaları ve korunma yöntemlerinden söz etmiştir.
  7. Paracelsus (1493-1541) – “De Morbis Metallicis” adlı kitabında bugün Pnömokonyoz diye bilinen kronik akciğer hastalığının klinik tablosunu çizmiş ve “Meslek hastalığı riskinin artması, endüstriyel gelişmenin gerekli ve birlikte olan sonucudur.” demiştir. Madencilerde ve baca temizleyicilerde meslek hastalıklarını saptamış ve “Bütün maddeler zehirdir, zehir olmayan hiçbir madde yoktur. Uygun doz, zehir ve ilaç arasındaki farkı yaratır.” sözü ile modern toksikolojinin başlangıcını yapmıştır.

 

İş sağlığının babası Bernardino Ramazzini

Ramazzini çeşitli fabrikalardaki çalışmaları sonucunda, bazı hastalıkların, insanların iş yerinde karşılaştıkları etkenlerden kaynaklandığını, yani işle ilgili olduğunu gözlemlemiş ve bu noktayı ısrarla belirterek bütün hekimlere, hastalarından öykü alırken onların mesleklerini de sormalarını öğütlemiştir. Bu öğüdünü Ramazzini kitabında şu şekilde ifade etmektedir: “bir hastanın evine gittiğinizde ona neresinin ağrıdığını, ne zamandan beri hasta olduğunu, barsaklarının düzenli çalışıp çalışmadığını, son günlerde ne tür yiyecekler yediğini sorarsınız. Bu sorulara ben bir soru daha eklemek isterim; hastaya ne iş yaptığını da sorunuz”. Kitabın bir bölümünde Ramazzini, lağım çukurunu (foseptik) boşaltan bir işçinin çalışmasını anlatmıştır. İşçinin bu işi yaparken çok hızlı çalıştığını gözlediğinde neden bu kadar hızlı çalıştığını sormuş, biraz daha yavaş çalışmasını önermiştir. Ancak işçi, bu işi yaparken gözlerinin sulandığını ve çok acıdığını söyleyerek, bir an önce işi bitirip evine gideceğini ve karanlık bir odada gözlerini kapayıp yatarak dinleneceğini ifade etmiştir. Daha sonra Ramazzini o kentte çok sayıda kör insana rastladığını, yaptığı görüşmede de bu kişilerin foseptik temizleme işi yaptıklarını öğrendiğini belirtmiştir.

Günümüzde hastalardan öykü alınırken kişinin mesleğinin sorulması, Ramazzini’nin öğüdüne dayalıdır. Hatta Ramazzini, hastalığın, kişinin işi ile ilişkili olabileceği düşünüldüğünde “ayrıntılı meslek öyküsü” (full occupational history) alınmasını da önermektedir. Ayrıntılı meslek öyküsü alınırken, kişinin son işinin yanısıra (varsa) eski işleri de sorulmalı ve çalışma sırasında (fiziksel, kimyasal vb.) hangi tür etmenlerle karşılaştığı, işyerinde benzeri yakınmaları olan başka kişilerin olup olmadığı, belirtilerin çalışma saatleri ile ilişkisi hatta kişinin iş dışı olabilecek (hobiler vs.) bazı etkilenmeleri de öğrenilmelidir.

Ramazzini’den Sonrası

İş sağlığının tarihsel gelişimi incelenirken Dr. Percival Pott’tan da söz etmek gereklidir. Sonraları kraliçe tarafından “Sir” ünvanı ile ödüllendirilen Dr. Pott, İngiltere’de baca temizliği işinde çalışan çocuklarda, ileri yaşlarda skrotum kanserinin sık görüldüğüne işaret etmiştir. Bugünkü bilgilerin ışığında kömürün yanması sonucunda oluşan polisiklik hoş kokulu hidrokarbonların bu hastalığa yol açtığı bilinmektedir. Ancak, henüz hastalıkların nedenleri konusundaki bilgilerin çok yetersiz olduğu yıllarda (1775) bu gözlemin yapılmış olması iş sağlığı alanında olduğu kadar, epidemiyoloji bilimi ve kanser epidemiyolojisi alanında da önemli bir değerlendirmedir. Percival Pott’un bu saptamayı yapmasından 150 yıl kadar sonra 1932 yılında bu kanserin nedeni olan 1,2 dibenz antrasen, ilk kimyasal kanserojen madde olarak tanımlanmıştır.

Robert Owen ise İskoçyadaki fabrikasında 10 yaşın altında kimseyi çalıştırmadan, çalışma saatini azaltarak, gençler ve yetişkinleri için eğitim programları hazırlayarak ve iş yerindeki çevre koşullarını düzelterek ticari başarısının devam ettiğini gözlemlemiştir.  Robert Owen 1802 yılında İngiltere parlamentosunda “Çocukların sağlığı ve morali” yasasının çıkartılmasında rol oynamış, günlük çalışma süresinin 10 saate düşüren yasanın çıkması için parlamento üyelerini teşvik etmiştir.

ÜLKEMİZDE İSG GELİŞİMİ

3 ayrı dönemde ele alınmaktadır.

1-Tanzimat öncesi

Lonca (Orta Sandığı – Teavün Sandığı)

2-Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi

  • 1865 Dilaver Paşa Nizamnamesi (Havza-i Fahmiye Teamülnamesi)
  • 1869 Maadin Nizamnamesi
  • 1871 Ameleperver Cemiyeti
  • 1895 Osmanlı Amele Yardımlaşma Cemiyeti

3-Cumhuriyet dönemi

Ereğli Havza-ı Fahmiye Maden Amelesinin Hukukuna Müteallik Kanun (10 Eylül 1921)

  • 1926 Borçlar Kanunu
  • 1930 Umumi Hıfzıssıha Kanunu (173-180. mdd.)
  • Çalışma hayatının ilk önemli Yasası olan “3008 Sayılı İş Kanunu” 15.06.1937 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 
  • 25.08.1971 tarihinde yürürlüğe giren 1475 sayılı İş Kanunu gereği İSG yönünden birçok tüzük ve yönetmelik uygulamaya konulmuştur.
  • 10.6.2003 tarihinde 4857 sayılı yeni İş Kanunu yürürlüğe girmiştir.
  • 1776 Yılında “Fincancılar sözleşmesi” imzalandı. Kütahya’da imzalanan bu sözleşme ile seramik çalışanlarının iş tanımları ve haftalık çalışma süreleri ile alacakları maaşlar belirlenmiş oldu. Devlet hakemliğinde yapılan tarihteki ilk toplu sözleşme olarak tarihe geçmiştir.
  • “Dilaver Paşa Nizamnamesi”nde, Ereğli ve Zonguldak kömür havzası işçilerinin dinlenme ve tatil zamanları, barındırma yerleri, çalışma saatleri ve onların sağlıkları ile ilgili çeşitli konuların ele alınmıştır. Dilaver Paşa Nizamnamesi Ülkemizdeki ilk yazılı belgedir.
  • “Maadin Nizamnamesi” bütün madenlerde çalışanların güvenliği ile ilgili çeşitli hükümleri düzenleyen bir mevzuattır.

 

İş Denetiminin Uluslararası Dayanağı

Uluslararası Çalışma Örgütü’ nün 11.07.1947 tarihli ve 81 sayılı Sanayi ve Ticarette İş Denetimi Sözleşmesi, iş denetiminin uluslararası dayanağını oluşturmaktadır. Türkiye, 13.12.1950 tarih ve 5690 sayılı yasayla bu sözleşmeyi onaylayarak yükümlülük altına girmiştir.

25.08.1971 tarihinde yürürlüğe giren 1475 sayılı iş kanununu gereği İSG yönünden bir çok tüzük ve yönetmelik uygulamaya konuldu.

10.06.2003 tarihinde 4857 sayılı Yeni İş Kanunu yürürlüğe girdi.

Yüksel ESEN

Jeoloji Yüksek Mühendisi ve C Sınıfı İSG Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Tema indir